2018 Sonuç Bildirgesi

Test

Form Gönderimi

Tamam

  1. 2. ULUSLARARASI MESLEKSEL VE ÇEVRESEL HASTALIKLAR KONGRESİ

4-8/MART/2018-ANTALYA

SONUÇ BİLDİRGESİ

 

Biyosidal, İş ve Çevre Sağlığı Derneği (Biyosider) ve Uluslararası İş Sağlığı Komisyonu (ICOH) ile birlikte Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü iş birliği ile 4-8/Mart/2018 tarihleri arasında gerçekleştirdiğimiz 2. Uluslararası Mesleksel ve Çevresel Hastalıklar Kongresi başarı ile tamamlanmış olup, kongrenin organizasyonunda emeği ve katkısı olan herkese teşekkür ederiz.

    Bu yıl kongremizde Tarım Sektörü ile ilgili konulara ağırlık verilmiştir. Çünkü dünyada istihdamda ikinci sırada olan tarım sektörü, gıda gereksiniminin karşılanması, sanayi sektörüne girdi sağlama, ihracat ve yarattığı istihdam olanakları açısından önemini korumaya devam edecektir. Hayvancılık ve ormancılığı da içeren tarım sektörü, hastalık ve erken ölümler açısından tehlikeli/en tehlikeli iş kollarından biridir. Sektörlere göre son on yıldaki hastalık/yaralanma, erken ölümlerin dağılımı incelendiğinde, diğer sektörlerde azalmasına karşın, eksik bildirime rağmen tarım sektöründe arttığı görülmektedir. Yapılan araştırmalar, tarım sektöründe hastalık, yaralanma ve erken ölümlere neden olan öncelikli risk faktörlerinin tarımda kullanılan kimyasallar ile diğer çevresel faktörler olduğu, bu ana sektörde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları için sektörler arası iş birliği ile yeni modellerin geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu nedenle kongremizde tarım sektöründe meslek hastalıkları ve çevresel etkilenimler ayrıntılı olarak tartışılmıştır. Ayrıca sağlık çalışanları için de Tarım Sağlığı Kursu düzenlenmiştir.

    Toplantımıza toplam 65 konuşmacı bunların 15’i yurtdışı ve 50’si yurtiçinden katılmıştır. Kongremizde 13 ana oturum, 6 Sözel Bildiri Oturumu, 3 Konferans, 1 Panel, 1 Workshop ve 1 kurs düzenlenmiştir. Kongremiz düzenleme kurulunca kongremize toplam 135 bildiri seçilmiştir. Bunların 68’i sözel ve 67’si poster bildiridir.

    Kongremiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından da desteklenmektedir. Ayrıca Türk Toraks Derneği, Türk Biyokimya Derneği, Adli ve Klinik Toksikoloji Derneği, İşyeri Hekimleri Derneği, İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet ve Eğitim kurumları Derneği, İş güvenliği Uzmanları Derneği, İş Hijyeni Laboratuvarlar Derneği, Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi İşletmecileri Derneği ve birçok kurum ve kuruluş kongremize destek vermektedir.

                Kongrede Çevresel ve Mesleksel Hastalıklara Kurumsal Yaklaşım, Türkiye ve Dünya’da Meslek Hastalıklarına Bakış, Mesleksel Hastalıklar Yükünü Azaltmada Uluslararası Bakış, Tanı ve Yaklaşımlar, Sık görülen Meslek Hastalıkları ve Riskli Gruplar, Güncel Konular ayrıca Tarım Sektöründe Meslek Hastalıkları, Riskleri Çalışanların Sağlığı, Bildirim sistemi, İşyerlerinde Psikoaktif Madde Saptanması, Madde Analizinin Tıbbi ve Hukuki Boyutu, Laboratuvarların Rolü ve öncelikli konular tartışılmıştır.

                Bu tartışmalar sonucu aşağıdaki kararlar alınmıştır:

  • Dünyadaki gayri safi milli hasılanın %4’ü işten kaynaklanan sakatlıklar, ölümler ve hastalıklara bağlı olarak kaybedilmektedir. İş ve Çevre Sağlığı’nın kapasitesini güçlendirmek için alanın profesyonelleri bir araya getirilmeli ve interdisipliner bir yaklaşımla iş birliği geliştirilmelidir.
  • İş sağlığı ve güvenliğinde teorik ve pratik uygulamaların birbirine uyum sağlaması, entegre edilmesi, mevzuatın güncellenmesi, gözetim ve denetimlerin arttırılması gerekmektedir.
  • İşçi ve işverenin ortak kültürü̈ ile oluşan çalışma hayatında, yapılan işin verimliliği ve sürekliliği açısından çalışanın sağlık ve güvenlik koşullarının sağlanması temel şart olmuştur.
  • Meslek hastalıkları önlenebilirdir. İş sağlığı ile ilgili önleyici tedbirler alındığı takdirde meslek hastalıkları riski azalacaktır.
  • Sağlık sistemi içerisinde meslek hastalıklarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Ülkemizde Meslek Hastalıkları ile ilgili hastanelerin sayısı arttırılmalı ve kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri açılan meslek hastalıkları poliklinikleri desteklenmelidir.
  • Mesleksel ve Çevresel Hastalıkların Tıbbi ve Yasal Tanısı arasındaki ayrım netleştirilmeli, tıbbi tanı tazminat baskısından kurtarılmalıdır.
  • Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinin kurumsal olarak güçlendirilmesi ve sahadan merkeze daha net bilgi gönderilmesi sağlanmalıdır.
  • Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortasının işyeri hekimini kapsayacak şekilde düzenlenmesi önem arz etmektedir.
  • Sağlık kurumlarına başvuran her bir birey için meslek ve maruziyet sorgulaması yapılıp bilgi sistemlerine veri olarak girilmesi standart bir uygulama haline getirilmelidir.
  • Meslek hastalıkları tanısı ile ilgili hedeflerimiz buzdağının görünen yüzünü ortaya çıkarmak olsa da asıl amacın öncelikle nasıl önleyebiliriz olması gerektiği de göz ardı edilmemelidir.
  • Tarım sağlığı ve güvenliği ülkemiz ve dünyamızın temel meselesidir.
  • Toplam iş gücü içerisinde geniş̧ yer tutan tarımsal faaliyetlerde zararlılarla mücadele yöntemi olarak pestisitler kullanılmaktadır. Pestisitlerin bilinçsiz kullanımı hem çalışanlar hem de ortamda birikmesi sonucu çevre ve insanlar açısından oldukça önemli bir risk faktörüdür.
  • Ziraat fakültelerinde pestisitlerin sadece bitkilere değil insan sağlığına zararlı etkileri ders olarak müfredata eklenmelidir. Bu dersler başta halk Sağlığı uzmanları olmak üzere koruyucu hekimlik alanında çalışanlar tarafından verilmelidir.
  • Tarım çalışanlarında Pestisit etkilenimde en önemlisi el maruziyetidir. Yapılan çalışmalarda, ellerin toplam pestisit maruziyetine katkısının %97lere kadar çıktığını görülmektedir. Bunun için eldiven kullanmak ve elleri sık yıkamak gereklidir.
  • Toplumda yaşayan tüm bireyler elektromanyetik alana maruz kalmaktadır. Elektromanyetik alanlar; spontan düşük, düşük doğum ağırlıklı bebek, doğumsal kalp hastalıkları ve katarakta neden olabilmektedir. Bu alanda uzun süreli olarak planlanmış epidemiyolojik ve laboratuvar araştırmalara ihtiyaç vardır. Alandaki ulusal ve uluslararası kuruluşların çalışma ve değerlendirmeleri dikkatle takip edilmelidir.
  • İyonize olmayan radyasyon konusunda, şu anda, radyo frekans elektromanyetik alanların (cep telefonları) kanser riskini artırdığına dair ikna edici bir kanıt yoktur. Uzun süreli cep telefonu kullanımı ile ilgili bilgiler sınırlıdır, bu nedenle süreklilik arz eden araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
  • İşlenmiş nanomalzemelerin (İNM) kullanımı yüzyılın başından beri önemli ölçüde artmış, nano özellikli ürünler kullanan tüketicilerin sayısı yüz milyona ulaşmıştır. Son 20 yılda çok sayıda yeni İNM türü keşfedilmiştir ve bu malzemelerin kullanımı birçok endüstriyel ve tüketici uygulamasında hızla artmıştır. Aynı zamanda, İNM'ye maruz kalan işçi sayısı birkaç milyona ulaşmıştır. Bu nedenle; İNM risklerini değerlendirmek için yeni yaklaşımlar, metodolojiler ve biyoinformatikler geliştirilmektedir.
  • Son yıllarda, çevresel sistemlerde mikrokirleticilerin görülmesi, çevresel kaygının artması dünya çapında önemli bir konu haline gelmiştir. Günümüzde atık su arıtma tesisleri mikro kirleticileri ortadan kaldırmak için özel olarak tasarlanmamıştır. Dolayısıyla, bu mikro kirleticilerin birçoğu atık su arıtma tesislerinden çevresel sistemlere geçebilmektedirler. Mikrokirleticiler için düzenleyici sınırlar koymak için bu bileşiklere (hem kısa hem de uzun vadeli etkilere) karşı biyolojik tepkiler üzerine daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.
  • Avrupa Birliği Tarımda Güvenlik Kültürü ve Risk Yönetimi (SACURIMA) eylemi, tarım işçisinin güvenlik yönetimi ve güvenlik kültürünün diğer endüstri sektörlerinin gerisinde kalmasının nedenlerini, tarımsal yaralanma ve hastalıkların azaltılmasında başlıca başarı faktörlerinin neler olduğunu araştırmayı amaçlamaktır. Bilim insanlarımızın SACURIMA Eylemi içinde faaliyet göstermesinin ülkemize yararlı olabileceğini düşünmekteyiz.

2.ULUSLARARASI MESLEKSEL VE ÇEVRESEL HASTALIKLAR KONGRESİ

DÜZENLEME KURULU



© FTS Turizm Kongre Organizasyon Hizmetleri | Tüm Hakları Saklıdır.
Web Tasarım Teknobay.